30 Kasım 2016 Çarşamba

VİKİNGLER- FLOKİ- FLOK yelken üzerine geyik & ...


Fb de paylaşılan bir resim albümünde ölen Vikinglerin temsili resimleri paylaşılmıştı. Pek çok kişi de beğeni bildirmişler. Bir dostla tatlı tatlı sohbet ederken laf dönüp dolaşıp Vikings BBC dizisindeki karakter tekne ustası Floki'ye geldi. Oradan da flok yelkene...
İş derinleşti ve bu flok yelkenin adının nereden geldiğini araştırmaya başladık. Eş değerinin "foc" - "fock" ve "gib" olduğunu bilmemize rağmen bir yerlere ulaşamadık.
Sonunda bir bilene danışmak ve öğrenmek elzem oldu.
Sonucu burada paylaşıyorum.

---------------------------------------------------------------------

CEM GÜR BEYE ETİMOLOJİK BİLGİ NOTU.

Sayın Cem Bey,

Bu flok isminin kökeni ile ilgili olarak verebileceğim bilgiler aşağıda görülecektir.

Henry ve Renee ile Andreas Tietze’in THE LINGUA FRANKA IN THE LEVANT isimli İtalyan ve Grek orjinli terimler isimli eserinin 290. Sayfasında kayıtlı etimolojik kayıtta:

Portekizce (Foque), İspanyolca (Foque), Katalanca (Floc), İtalyanca (Flocco), Arapça ( Fıocca), Venedik ( Floco), Berberistan da (Flokk), Kuzey Afrika da (Flouk), Morocco (Flûk), Tunus’ta (Flok), Mısır’da (Fılük), olduğu şeklinde açıklama yapılmıştır.

Ayrıca 1892 senesinde Cotantinopolis British Harbour Master William A. Thompson tarafından her terim kelimesi dört dilde yazılmış Türkçe çevirisiyle ismi Deniz Terimleri El Kitabı olan eseri Osmanlı Maarif Nezareti Celilesinin ruhsatnamesiyle bu eser Osmanlıca olarak ISTIHAT-I BAHRİYE ismiyle basılmıştır. Bu eserde Flok kelimesi:

İng. (Jib), İtal. (Flocco), Frn. ( Feo) ismiyle S.52 de kayıtlıdır. Ayrıca Flok yelkeninin diğerleri içinde:

Türk. (Kuntra flok), İng. ((Flying jib), İtl.( Contra flocco), Frn.( Clin-foc).

Türk. (Büyük Flok), İng. (Main or outer jib), İtl. ( Flocco di dento), Frn. (Grand foe)

Türk. ( Kuntra trinktina flok), İng. (Middel or inner jib), İtl.( Flocco di fuori), Frn. (Faux foc; second-foc).

Türk. ( Trinketina flok), İng. ( Fore topmast stay sail), İtl. (Trinchettina), Frn. (petit foc), sayfa 52.

Saygılarımla

F. A. TÜRKÜSTÜN
30 Kasım 2016. İzmir

---------------------------------------------------------------

28 Kasım 2016 Pazartesi

Deniz marangozluğunda çırakların sayısı günden güne artıyor.

Ossian asil bir malzeme olan ahşapla çalışmayı istiyor.

Balıkçılık dünyası günden güne daha fazla genci cezp ediyorsa diğer meslek kuruluşları, deniz marangozluğu gibi rüzgârı pupadan alıyor.

Deniz meslekleri uzun yıllardır el emeği sıkıntısı çekiyordu. Bu günlerde gençler yeniden özellikli liselerin yolunu buluyorlar. Sadece balıkçılık gençler tarafından seçilen bir dal değil. Tekne inşası ve restorasyonu da rüzgârı pupadan alanlardan. Cherbourg-en-Cotentin’de Doucet lisesinde, tekne marangozluğu atelyesinde, ağaç işleri eğitmeni Éric Drouet « İki yıl içinde birinci sınıfta 5 öğrenciden 12 öğrenciye ulaştık. Buraya ustalık serifikası almak için geliyorlar. Şimdiden birinci sınıfta 11 ve ikinci sınıfta 10 öğrencimiz var. Eğitmen ayrıca tersane işverenlerinin gençlere güvenebilirler Öte yandan seyri sefer konusunda da bir ilgi söz konusu”

Fırsatlar…

Gençler buralara vakit doldurmak yerine meslek öğrenmek için geliyorlar. “Dunkerque’den Noirmoutier tersanelerinden gelenler var. Öte yandan tersane patronları da gelecek için eğitilmelerini teşvik ediyor.” Alet edevat kullanan, tutkulu insanlar gelip danışıyorlar. Biliyorlar ki Fransa’da olduğu kadar diğer ülkelerde de fırsatlar doğacak. “ Bir tekne inşa etmek önemli bir şey. Bir parçayı yaratabilmek için kafalarının içinde yolculuk ediyorlar” diyerek konunun önemine vurgu yapıyor eğitmen Éric Drouet.



Genç gönüllüler

Ossian,21 yaşında, Perpignan’dan geliyor “ İnşaat mühendisliğine başladım ama denizciliği sevdiğim için tekne marangozluğuna yöneldim. Ağaç diğer materyellerden çok farklı, her şeyden önce asil ve denizde eğer kırılırsa hayatı hissediyorsun”

Granville ve Isigny Titouan’dan gelen Hugo, 17yaşında “ Beni cezbeden ağaç. Ahşap inşa konusunda kavramları öğrenmeye çalışıyoruz. Bunlar eski teknelerin yapı taşları, kaynağa geri dönüş. Yapılacak tekneye göre ormandan ağaçları seçip tekne bitinceye kadar işliyoruz. Bu canlı bir materyel.”

http://jactiv.ouest-france.fr/job-formation/se-former/apprentis-charpente-marine-plus-plus-nombreux-69254

28 Eylül 2016 Çarşamba

" TARZAN" Bir Akdeniz guleti Okul Gemisi olacak



“Tarzan”ın hikâyesi Tunus’ta tam olarak 1950 yılında Sfax’da başlıyor. Sünger avı için İtalyan guleti planlarına sadık kalınarak inşa edilmiş yelkenli bir tekne.


1957 yılında Tarzan’a binan 35 kişi, denizciler, kadınlar ve çocuklar Akdeniz’de 3 haftalık bir kaçış yolculuğu ile Fransa’nın Sète limanına ulaştılar.

1980 yılına kadar Sète ‘li balıkçılar tarafından kullanıldıktan sonra zengin birine gezi teknesi olmak üzere satıldı. 

Benzer 5 tekneden geriye sadece “Tarzan” kaldı. Napoli tarzı karinası, doğu tipi arması, Sfax’da ve Sète’de önce sünger sonra balıkçılık hizmetleri ile sahibi 2009 yılında “Tarihi Miras” tanımını elde etti ve orijinaline uygun olarak yenileme çalışmalarına başlattı.


Tarihi Miras statüsü göz önünde tutularak MH Tarzan ödün verilmeksizin orijinaline sadık kalınarak ve dönemi inşa ve donanım teknikleri kullanılarak sünger avı teknesi olarak yenilenecektir.

Yenileme çalışmalarının 24 ay sürmesi öngörülüyor.

15 yıl içinde 1.000 kişinin eğitim aldığı daha önceki örnek “Soliman” teknesinde olduğu gibi “Tarzan”da aynı şekilde hizmet verecektir.

Engelliler dahil herkesi kabul edecek normlarda olacak “Tarzan” geleneksel yelken donanımı ile hem kültürel hem de sportif olarak denizcilik teknikleri, denizde çalışanların sosyolojisi, özellikle sünger olmak üzere deniz alanlarının tanıtılması işlevlerinde faal olacaktır.

Marsilya’da Endoume Üniversitesi bünyesinde biyolojik çeşitlilik ve sünger yetiştiriciliği çalışmalarına destek olacak, deniz şenliklerine “yaşayan tarihi miras” olarak katılarak ziyaretçilere açık olacaktır.

https://www.fondation-patrimoine.org/…/detail-bateau-ecole-…

29 Ağustos 2016 Pazartesi

TUTKU.....


Otuz yıldan fazladır Yves Pilon ve Anne Maheux yelken yapıyorlar. 1990 yılında motoru bir kenara bırakmaya karar verdiler.

Bu hikâye Anne Maheux ve Yves Pilon’un ortak tutkuları. Bu iki ellilerindeki tutkulular denicilik yörelerini ve yelken yapmayı ama özellikle de motorsuz teknede yelken yapmayı seviyorlar. “ Başlangıçta modern bir teknede denize çıkıyorduk” diye anlatıyor Yves Maheux, 1987 yılında rotasını değiştirmiş. “4 metrelik bir İrlanda courragh’ı yaptım. Denize indirmek için bir yıl gerekti”

Seksenli yıllarda çift o limandan bu limana pekçok seyir yapmış ve Anne ile Yves bir yelkenli tekne olan L'Amphitrite’i izlemeye almışlar. “Balıkçılar onunla çalışıyordu ve güzel çizgileri olduğuna karar verdik”. İrlanda courraghları sayesinde çift başka yelken tutkunları ile tanışmışlar.

1 600 saatlik emek.

“Onlar sayesinde, 1990 yılında, d'Omonville-la-Rogue sahilinde çakıllar üzerinde terk edilmiş L'Amphitrite’in satılık olduğunu öğrendik. Seyir yapmaya ve balıkçılığa uygunluğunu kaybetmişti” Anne ve Yves tekneyi bularak 800€’ya satın almaya karar vermişler.

1939 yılında Bellot ve Barfleur tersanesinde inşa edilen bir vaquelotte olan tekneyi Carentan’a kamyonla getirmişler. Tam bir restorasyon gerekiyormuş. “ Her kaşam ve her hafta sonu üzerinde bir yıldan fazla çalıştım. Sonuçta hayatımdan 1600 saatlik emeği üzerinde harcadım. Hatta yelkenlerini sabahladığım bir gece yeniden yaptım” diye anımsıyor Yves. İlk denize çıkışları 1992de Saint-Vaast’a doğru Anne ve iki çocukla birlikte olmuş. “ Daha sonraları çocukların uyuyabilmeleri için yerleşimde değişikliklere devam ettim”

Bu denizci çiftin en çok sevdikleri sadece rüzgârın gücü ile yol almak. “ Tekneye motor takmadık ve 25 yıldır sadece yelken ile yol alıyoruz. Yelkende akıntıları izlemeyi öğreniyorsun, bu duyularla yapılan bir seyir. Aynı zamanda sana eskilerin nasıl çalıştıklarını da anlamana yardımcı oluyor”

Bu eski armayı sahipleri tarihsel miras olarak kaydedilmiş olarak görmek istiyorlar “ Bu tekne ailemizin bir ferdi. Hayatımız onunla bitecek! Ayaklarım çıplak olduğunda 30m2 yelkeni ile inlediğini hissediyorum. Bu bir tarihi denizcilik mirası” diyor Yves aeski armalı teknesinin palamarlarını çözerken

REF : http://www.ouest-france.fr/normandie/barfleur-50760/la-famille-navigue-la-voile-sur-sa-vaquelotte-4438489

Meraklısına ......


25 Mayıs 2016 Çarşamba

RANDA ARMA. GEÇMİŞ- BUGÜN - GELECEK

Craft Magazine Kasım/Aralık 2015 de yayımlanan yazısında Andrew Wolstenholme geçmişe özlemden çok daha fazla modern randa armaların olmasını öneriyor.

Modern yelkencilerin pek çoğu için randa arma geçmiş bir dönemi vurgulayan, estetik olarak güzel bir anlamda geleneksel olmakla birlikte halen kullanılan bermuda/markoni armaya göre daha az verimli olarak değerlendiriliyor.

Bazı haklı argümanlar taşımakla birlikte anlaşılmazlık da bir etken. Güzel görünmenin yanı sıra bu günkü denizcilere sunabilecekleri çok daha fazlası var.

İnsan tarafından üretilen her ürün kullanılabilirlik ve ihtiyaca göre gelişir ve teknolojiyi de bu anlamda tahrik eder. Sadece yelken ve küreğin tekneleri yürüttüğü dönemde gelişme ve mükemmellik etkileşimin kısıtlı olması nedeniyle yaygınlaşamıyordu, fikirlerin yayılması zaman aldı. Dünyadaki tüm tersaneler ve tekne zanaatkarları bazen bulundukları coğrafyada sadece birkaç mil uzaklaşabilen balıkçılar da dahil olmak üzere balıkçı ve yerel tüccarların gereksinimlerine cevap verirdi.

Değişik yelkenler tipleri sürekli gelişme halinde oldu ve bugün eğlence amaçlı gezi teknelerinde de uygulanmaya başladı, diğer yandan da küçük ölçekli sandalların ihtiyaçlarını karşıladı.

Randanın atası kaba bir kumaştan yapılan yelkenin yatay bir ağaca bağlanmasıydı. Randa armada seren hem önden arkaya hem de iki yana hareket eden ama direkten de ayrılmayan bir elemandır. Yelken temelde serene bağlı olarak hareket eder. Direk basit, fazla uzun olmayan bir dikme olup yelkeni taşıyacak kadar güçlü olması yeterlidir. Seren gerektiğinde bir vinç gibi kullanılarak kargo ve ekipmanın tekneye yüklenmesinde de işlev görür. Kısaca randa sereni basit, sağlam, pratik, denizciliğe uygun ve en önemlisi yararlıdır.

Buna karşın bermuda arma gezi yelkencilerinin gereksinimlerine cevap verecek şekilde malzemelerin teknolojik gelişmeleri ve innovasyonlar ile çok hafifledi, arma yüksek dirence erişti, yelken kumaşı ile değişik bağlantılar uyum sağladı, yelken kumaşları çeşitlendi. Bu ileri teknoloji çağında bile randa tavsiye edilebilir. Bermuda arma rüzgârda tartışmasız daha etkili fakat hafif havada randa yelken doğru trimlendirilmiş ise çok daha verimlidir. Modern bir tekne kabuğu üzerine donatılacak randa arma saygın ve etkileyici bir performans sergileyecektir. Pupa ve geniş apaz seyirde, randanın düşük en/boy oranı bermudadaki yüksek oran ve balon kullanımından daha verimlidir. 


Simon Rogers çağdaş bir yarış teknesi olan “Alice III”e karbon içerikli çok dayanıklı malzemeden karanfilli bir randa arma uyguladı. Tam bir kuzu postunda kurt!!!

Nigel Irens “Maggie B” randa guletinde karbon sabit arma kullanarak hem hafifliğe ulaştı hem de performansını arttırdı.

Eski iş teknelerinin ağır masif ağaçtan sabit armaları kaba donanımları vardı. Başka seçenekleri de yoktu. Günümüzde tekne üzerinde fazla ağırlık taşımamıza gerek yok. Yeterli yelken taşıyacak kadar güçlü bir tekne ise yükseklikte yer alan ağırlık teknenin karina altında daha fazla karşı ağırlık (Safra) gerektirir. Sabit arma ağırlığının azaltılması teknenin tamının ağırlığının da azaltılmasına yol açarak randımanını arttırabileceği gibi daha fazla yelken taşımasını sağlar. Broads yatları, Hollanda tekneleri ve römorkör hizmeti veren yelkenliler gibi direğini geriye yatırmak mecburiyetinde olanlar daha hafif arma ve yelken ile hayatlarını kolaylaştırabilirler. İçi boş ahşap sabit armalar dolu malzemeden daha hafif, alüminyum extrüde malzemeler daha da hafiftir. Ama karbon elyaf teknolojisi hafiflik konusunda çok yol aldı. Bermuda armada kullanılan direkler eliptik olup ön tarafı geniş arka tarafı dar bir profil yapı ile dayanıklılık sağlar. Bu şekilde carbon fiber imalatı pahallıdır. Buna karşın randa sereni genel olarak yuvarlak kesitlidir ve tam olarak armalarda kullanılmasını mümkün kılar. Ayrıca bermuda arma direği teknenin bakımı sırasında problem yarattığı gibi çarmıhlar ve istralyalar kendileri de dahil olmak üzere yüksek ağırlıkları taşımak zorundadır. Buna karşın kısa randa arma direği ve sereni hafif olup kolayca abranır. 

Kendi traylerle taşınabilen yelkenli teknem “KITE”de armayı karbondan yaptım. Yelken alanımı dolayısı ile ağırlığını korudum bu da safra ağırlığımı azaltmaya götürdü ve tekne toplam ağırlığı 750kg’ya düştü. 2 litre motoru olan bir arabayla kolayca çekilebiliyor. Direk tabanında artık kısa bir mafsal yatağı var ve direk sadece 15lbs (6,800KG). İndirip kaldırmak artık problem olmaktan çıktı, indirdiğimde de tekne boyunu geçmiyor.

Hafif gövdeli “KITE” güzel bir McNamara marka yelken ile yol alıyor ve her seyirde verimli bir performansı var. “KITE” için çizimler yaparken yelken ve arma konusunda açık fikirliydim ve randayı hiç dikkate almamıştım. Ama fikirler geliştikçe randa esaslı bir arma ve yelkenin tekne için en basit ve en pratik seçim olduğuna karar verdim.

Muhtemelen Nigel Iren’in geleneksel görünümlü Shetland lügeri Roxanne karbon sabit arması ile ilk örnek olmalı. Nigel aynı zamanda bir, çok gövdeli lider tasarımcısı olarak tanıdık ve bildiği bir teknolojiyi, yaratıcılığını da ortaya koyarak “geleneksel ruhu” yakalamak için kullandı. 

Fransızların da çok önceden beri Kuzey batı yöresinde geleneksel olarak kullandıkları armalarını çok gövdeli tasarımcıları akıl ettiler ve yerel tek gövdeli günlük gezi teknelerine de adapte ettiler. Hollandalılar yarım güverteli sportif teknelerinde kullandıkları içi boş ahşap direkleri ve alüminyum armaları ileri teknoloji güverte üstü donanımları ile paralel olarak karbon fiber armalara çevirdiler.

Biz, Birleşik Krallıkta randaya daha geleneksel yaklaşma eğilimindeyiz.
Son yıllarda açık bir gelişme göstermiş olsak da biz, Birleşik Krallıkta eski teknelerin orijinal armaları, yelkenleri ve metotlarının korunması teşvik ederek konuya yaklaşıyoruz. 1970li yılların sonu ile 1980li yılların başında piyasaya çıkan yeni plastik randa armalı modeller “nostaljik” denizcileri hedefledi. Pek çoğu ise yine geleneksel yelkenleri ve tekne kabuklarında kaldı.
O nedenle Roger Dongray’in Cornish Shrimper tasarımı sınıfında en büyük beğeniyi topladı. Yapımcıları Cornouailles yengeç avcıları Westerley Boats markası altında yarış tekneleri üreticiydiler. Deneyimleriyle kare kesitli bir cıvadra, bumba ve sereni Shrimper’a uygulayıp etkili bir yelkene ulaştılar. 
Başarılı ve verimli randa arması ile beğenileri topladı. Bu, biraz daha rahat hacimler kazandıracak şekilde ufak tefek ama önemli değişikliklerle eski ile yeninin birlikteliğinin başarısıydı..

Hollandalılar çok uzun bir zaman yelken üst yakasında bulunan geleneksel eğimli randa serenlerini teşvik ettiler. Ama çok yeni ve ilginç olarak Ted Spears de North Quay Marine firması 2. Dünya Savaşında hizmet veren çok başarılı avcı uçağı Spitfire 19’un kanat yapısını örnek alarak sereni daha da eğerek yelken güngörmez yakasının devamı haline getirdiler.
Bir randa yelken serenin bir miktar aşağı indirilmesiyle kolayca camadan vurulabilir, arta kalan yelken de bermuda armada olduğu gibi güverteye serilmez. Bermuda yelkende modern sarma sistemi ile camadan vurmak kolay gelebilir. Ama iyi düşünülmüş ve uygulanmış ve gelenekselden biraz daha kısa seren uygulanmış randa armada da camadan bermudadaki kadar kolaylaşabilir. Direğin rüzgârı karşılaması ve arma donanımı performans için önemlidir ve bermuda yelken bu konuda avantajlıdır. Öyleyse dikkatlerimizi randa armanın geliştirmesinde ve modern teknelere uygulanmasında tıkanıklığı en aza indirmek aynı zamanda da olabildiğince basit ve temiz olmasına vermeliyiz.

Son yıllarda bermuda yelkende “fathead 'main” diye tanımlanan uygulamayı gözlemliyoruz. Geleneksel bermuda yelkenin mandar ucu bir üçgen ile bitiyor ve yelkenin arkasına geçen hava akımı direk nedeniyle türbülansa uğruyor. Ama son kelken ve direk teknolojisi ile direk ve yelken tepesi kesilerek ana yelkenin üst yakasının daha enine uzun olması yoluna gidiliyor ki bu da bir anlamda randa kesiti çağrıştırıyor. Yelken ağırlığı direk kısaltılarak düşürülüyor, rüzgâr kaybı azaltılıyor ve verim artıyor. Bu yenilik randa ve bermuda arasındaki makası azaltıyor, nasıl gelişeceğini izlemek ilginç olacak. 
 ÇN: Çağ hızla ilerliyor. Artık “fathead 'main” den "Square top" a evrildi ana yelkenler...
Bizim randa armaya eğilimimiz eski iş teknelerinden, onların uzun geçmişlerinden kaynaklanıyor ve daha uzun zaman da onları sevmeye ve onlarla yelken yapmaya devam edeceğiz. Ama belki de randanın Rönesans zamanı gelmiştir. Son uygulanan randaya yaklaşma yolun başı da olsa yelken teknolojisi geliştikçe randa armanın geleceği aydınlıktır. Ancak tasarımcıların, tekne yapımcılarının ve özellikle müşterilerin bu gelişmeyi desteklemesi gerekir.


REF : Andrew Wolstenholme
publié pour la première dans l' eau Craft Magazine, Novembre / Décembre 2015

Buraya kadar anlatılanlar dünü idi. Acaba bu makaleden ve başkaca verilerden yola çıkarak ilk okunuşunda ütopya gibi görünen "modern teknelere randa yelken uygulaması" ne aşamada diye soranlar da olacaktır.
Sıkı durun.... Tadını çıkartın... Ve yeniden düşünün... !!!





Ve daha pek çok uygulama var...........

ORTAK TARİHİ MİRAS

Ege, Karadeniz ve Marmara'da kullanılmış bazılarını halen görebildiğimiz, bazılarını sadece resimlerden tanıdığımız bazılarını ise zaman ve gereksinimler doğrultusunda deforme ettiğimiz teknelerin  grafik çizimlerini paylaşıyorum.


 Grafik Yunan denizcilik tarihçi ve araştırmacıları Damianidis ve Kostulas tarafından imzalanmış. Tserniki veya bildiğimiz ÇIRNIK. Boy:10.93   En: 3.10  Derinlik: 0.88 metre


Yine aynı araştırmacıların imzası ile bu kere PERAMA.  Boy 17.50   En 5.90  Derinlik 2.70 M

Perama ve çırnık arasındaki belirgin fark peramada bulunan baş üstü aynası. Amacı güvertenin bu kısımda biraz daha enli olmasını sağlamak.


Hydra sandalı veya Gaidarka Varka.

Marmara ve Ege'de kullanılan tümü ile balıkçık amaçlı TRATA  Boy 12.5  En2.64  Drn 1.09

Yunaistan TRATAsı

Mikonos teknesi

Mikonos. Çernikovarka veya Peramataki.  Boyu küçük. Onun için çernik sandal veya  küçük perama olarak adlandırılmış.

Damianidis & Kastoulas  TIRANDİL.
Orijinal formu bu olan tırandil Ege'nin her iki yakasında da evrim geçirmiş görünüyor.

Tırandil'in değişik ve kullanılan bodoslama formları

Sokoleva armalı küçük tırandil.

Simi ve Limnos'ta kullanılan  Mikonos kayığı "Gialadiki Varka"

Yunanistan ... Sünger teknesi

Sünger teknesi sokoleva armalı.

Bu resim farklı bir coğrafyadan Romanya Tuna balıkçı teknesi.

İnebolu Kayığı

Türkiye sularında kullanılan MAVNA

Türkiye  ÇEKTİRME

1876- Adriyatikte kullanılan Türk TARTAN'ı

Türk büyük kabotaj teknesi modernize edilmiş. Bir de not düşmüşler "GAGALI" ? diye

İstanbul Boğazında ve çevresinde kullanılan orta boy kabotaj teknesi.

Seremonilerde kullanılan Marmara sandalı.